Pınar Çöpçü ve Minik Ege'nin doğum hikayesi
Ben 22/06/2001 tarihinde evlendim. Herkes gibi biz de bir bebek sahibi olmayı istiyorduk, ama bunun için biraz kendimize zaman tanıdık. Çünkü bir canlı getirecektik dünyaya, onun geleceği ve sorumluluğu ikimizi de ilk zamanlar oldukça korkutuyordu bizi.
Evliliğimizin 4. senesinde artık zamanı geldi diye düşündük ve 06/07/2005 tarihinde test yaptığımda hamile olduğumu öğrendiğim anki mutluluğu ve sevincimi anlatmama imkan yok. Ve 9 aylık bir zaman dilimi bizi bekliyordu. Hamileliğimin ilk üç ayında ve daha sonraki aylarda Allah'a çok şükür hiç bir problem çıkmamıştı. Ne bir mide bulantısı, ne bir kusma ve ne de baş dönmesi. Sadece çok duygusal ve gergindim.
Her ay ki kontrollerimizi iple çeker olmuştuk. Bir de doktor "hiç bir sorun yok her şey gayet güzel gidiyor" deyince değmeyin keyfimize. Benim içimden sürekli kız olması geçiyordu. Ama diğer bir taraftan da sağlıklı olması için Allah'a dua ediyordum. Hamileliğim boyunca 18 kilo almıştım. 7. aya kadar her ay 4 kilo alıyordum ve bu doktoru deli ediyordu. Minik bebeğim doymak bilmiyordu. 7. aydan sonra 2 kilo almıştım.
Bebeğim cinsiyetini göstermemek için her şeyi yapıyordu. Ultrasona girdiğim zaman sanki anlıyor ve sırtını dönüyordu. Benim sevincim daha da artıyordu, galiba kız cinsiyetini saklıyor diye. Daha sonraki kontrolümde doktor mavileri alın deyince eşimin gözlerindeki parıltıyı unutamam, tabii ki hiç bir zaman cinsiyet ayırt etmedik ikimiz de. Hamileliğimin ilk ayından itibaren sezaryenla doğum yapmak istiyordum, çünkü normal doğum yapmak benim için büyük cesaret istiyordu. Ve bununla ilgili sürekli araştırmalar yapmıştım. Biliyordum ki en sağlıklısı normal doğum ama yinede sezaryen yapacaktım. Bunu doktorumla konuşmuştum ve o da ılımlı karşıladı. Bu arada anneanne ilk aydan itibaren hazırlıklara çoktan başlamış ve minik torununun gelmesini bekliyordu.
İçimde kıpırdanmaya başladığı anda hamileliğim benim için çok uzun bir süreç gibi geldi. Bir an önce onu kucağıma almak ve onu sevmek istiyordum, onunla sürekli konuşuyor ve onu nasıl sabırsızlıkla beklediğimi anlatıyordum.
Ve beklenen zaman gelmişti. Doktor 28/02/2005 tarihine gün verip beni sezaryene alacaktı. Onun bir gün önceki akşamı bana heyecandan sabah olmak biliyordu. Çünkü bir kaç saat sonra bebeğim bizimle birlikte olacaktı.
Ve Pazartesi sabahı saat 07:00'da hastanedeydik. Annemler, eşim ve kayınvalidemler herkes büyük bir heyecanla minik bebeğimi bekliyorlardı. Nihayet doktorum gelmişti ve bir iki ufak tefek testlerden sonra ben doğumhanedeydim. Saat:09:30 civarında 3000 gr. ağırlığında 48 cm. boyunca minik bir erkek çocuğu dünyaya gözlerini açmıştı. Onu benim yanıma getirdiklerindeki duyguyu tarif etmeme imkan yok. Anne olmak çok değişik ve tarif edilemeyen bir duyguymuş. İyi ki dünyaya geldin bebeğim. Allah seni bizden ayırmasın.
Seni Çok Seviyoruz Bebeğim...
11 Kasım 2005
Lütfen! İzin almadan ve kaynak belirtmeden alıntı yapmayınız.