11. Ay
ŞU PARMAKLIĞI BIRAKSAM, DÜŞER MİYİM?
Neler değişti?
Bugünlerde tek başıma tutunarak ayağa kalkmak ve mobilyalara tutunarak sıralamak ve bu şekilde evi dolaşmakla meşgulüm. Belki tutunmadan birkaç adım atmış bile olabilirim! Ayakta durmak o kadar hoşuma gidiyor ki bazen oturmamak için direnebilirim. Bu ayakta durma aşkım yavaş yavaş geçecek ama, o zamana kadar bazen bezimi ben ayakta dururken değiştirmek zorunda bile kalabilirsiniz. Size tavsiyem birkaç ilginç oyuncak edinmeniz ve bunları sadece altımı değiştirmek için beni yatırdığınızda elime vermeniz. Mama sandalyesinde ve market arabasında ayağa kalkmama izin vermeyin, bu çok tehlikeli olabilirmiş.
Birkaç kelime söylemeye başlamış olabilirim ama anladığım kelimelerin sayısı söyleyebildiklerimden çok daha fazla. Bu kelimeleri siz benle konuşurken öğreniyorum. O yüzden öğrenmeme yardımcı olmak için etraftaki renkleri ve şekilleri işaret ederek, bunların isimlerini belirtebilirsiniz.
Artık saçlarını, gözlüklerini veya bıyıklarını değiştirmiş bile olsalar, insanları tanıyorum. İnsanlarla ilgili hafızam gelişiyor. Bazı kişileri diğerlerinden daha fazla seviyorum ve güveniyorum. Yabancılardan korkarsam şaşırmayın.
Artık iki bloktan oluşan bir kule yapabiliyorum ve “yukarı-aşağı”, “büyük-küçük” gibi daha karmaşık fikirleri de anlayabiliyorum. İç içe geçirilen oyuncaklar tam bana göre!
11. ayda kilomdaki artış ve boyumun uzaması biraz yavaşlamış olabilir. Doğumda ortalamadan iri bir bebek olsam dahi, bu ayda genetik olarak belirlenen ebatlarım baskın gelmeye başlar. Genel sağlığım yerindeyse, yemeklerimi yiyor, uyuyor ve normal bir hızda olgunlaşıyorsam, siz en iyisi boyuma ve kiloma çok da önem vermeyin.
Nasıl büyüdüm?
Kısa bir süre için olsa da, tutunmadan ayakta durabiliyorum!
Bir elimde oyuncağımı tutarken diğer elimle koltuğa tutunarak ayağa kalkabiliyorum.
Ayakta dururken dengemi kaybetmeden el sallıyor ve dönebiliyor bile olabilirim.
Ellerimden birini veya her ikisini tutarsanız yürürüm.
Kalem tutabilirim ve kağıda bazı işaretler yapabilmek çok hoşuma gidiyor.
Nasıl konuşuyorum?
Kelimelerin nesneleri ifade etmek amacıyla kullanıldığını biliyorum.
Tüm düşüncemi anlatmak için tek bir kelimeyi kullanabilirim.
Anlaşılmaz heceleri bol bol tekrarlarım.
Ne tepkiler gösteriyorum?
Gördüğüm her şeyi kopyalarım ve sonra bunları kendim yapmaya çalışırım.
Onayınızı almaya çalışırım ve memnun olmadığınızı hissettiğimde saklanırım.
Sınırlarımı anlamak için sizi test edebilirim.
Neleri anlıyorum?
Yüz ifadeni inceler ve kopyalarım. Ben senden öğreniyorum her şeyi!
Bir kedi veya köpek gördüğümde miyav veya hav yapmaya çalışırım.
İnsanlar, hayvanlar ve nesnelerin nasıl işlediğini anlamaya başladım.
Kitap ve dergilerdeki resimlere bakarım.
Bazı araçların bana yardımcı olacağını bilirim. Mesela yürürken düşmemek için bir sandalyeyi iterek yürürüm.
Neler hissediyorum?
Özellikle yeni ortamlarda size yapışabilirim.
Başımı sallamayı ve hayır demeyi seviyorum. Hatta bazen evet demek istediğimde bile bunu yapıyorum.
İsteklerim olmazsa ağlayabilir, çığlık atabilir ve hatta öfke nöbetine tutulabilirim.
Yanlış birşey yaptığımda suçluluk hissederim.
Birlikte eğlenelim&öğrenelim
Size yardım etmeme izin verin!Mesela toz bezini veya fırçayı getirmemi isteyebilirsiniz.
Benimle konuşun. Bol bol konuşun ve basit cümleler kullanarak etrafımdaki her şeyi bana gösterin ve anlatın. Birlikte yürüyüşe çıkalım, bana etraftaki çiçekleri, kedileri, bulutları, yaprakları, insanları, gösterin, , birşeyi gösterirken, onun hakkında konuşun. Yeri geldikçe, odamdaki, oyuncak sepetimdeki, evimizdeki herşeyin ismini belirtin.
Beni dinleyin. Ben konuşurken ilgiyle dinleyin, söylediklerimin içinden gerçek kelimeleri ayırmaya çalışın ve benim sözüm bitince bunları bana tekrar edin.
Kavramları tanıtın. Her fırsatta nesneleri işaret ederek dolu-boş, küçük-büyük, yukarıda-aşağıda gibi kelimelerle nesneyi tarif edin. Markette hafif kutuları tutmama izin verin. Kutuların üzerindeki resimleri bana gösterin ve bu resimlerin ne olduğunu anlatın.
Renkleri tanıtın. Nesneleri belirtirken renklerini de söyleyin: kırmızı araba, yeşil yaprak, mavi top gibi.
Sayıları tanıtın. Nesneleri belirtirken kaç adet olduklarını da belirtin: Bugün iki tane mavi çorap giyiyorsun, bir tane kırmızı top aldım, üç kadın konuşuyor, gibi...
Kelimeleri ağzıma tıkmayın. Direkt su vermek yerine, “su içmek ister misin” diye sorarsanız seslerle veya hareketlerle size cevap verme şansım olur.
Okuyun, okuyun, okuyun. Bana verebileceğiniz en değerli hediye kitap okumaktır. Kitap okumayı günlük rutinin bir parçası haline getirin. Örneğin uykudan önce birkaç sayfa okumak hem aramızdaki bağı güçlendirecek hem de beni kelimelerin sihirli dünyasında bir yolculuğa çıkaracaktır.Bez veya kalın kartondan kitabımın sayfalarını çevirme çalışmalarıma yardımcı olun. Kısa sürede bunu öğreneceğimden emin olabilirsiniz.
Beni nasıl beslemelisiniz?
Benim yediklerim ve yemediklerimi düşünerek endişelenmeniz her ikimizin da daha sinirli olmasına neden olur. Tabağımı tertemiz etmemi veya “son bir kaşık daha” yememi beklemeyin. Ne kadar yiyeceğime konusunda en doğru kararı ben veririm, bu konuda bana güvenin.
Etrafı dolaşıp keşifler yaptıkça bağımsızlığım da artıyor. Bu yüzden yemeğimi de kendim yemek için ısrar edebilirim. Veya tam aksine bu yeni becerilerim beni biraz korkutabilir ve yemek sırasında tamamen size bağımlı kalabilirim. Kaşık veya bardağa el sürmeyi dahi reddedebilirim.
Hangisini yaparsam yapayım, sakin ve sabırlı olmaya çalışın. Sabır, bugün ve her zaman yemek sorunlarının daha az yaşanmasını sağlayacaktır.
Sizin çocuğunuz bir tane! Her çocuk birbirinden farklıdır ve her çocuğun kendine has bir gelişim hızı vardır. Burada yer alan bilgiler belli bir tarih veya yaşta mutlaka olması gereken gelişimleri göstermez. Burada çocuğun gelişim potansiyeli hakkında –gerçekleşmiş veya yakında gerçekleşmesi muhtemel gelişim- genel bilgiler verilmektedir. Çocuğunuzun gelişimi ile ilgili herhangi bir şüphe duyuyorsanız, mutlaka doktorunuza danışınız.