12. Ay

YÜRÜYORUM!
BAĞIMSIZIM, MUTLUYUM, KORKUYORUM!
Neler değişti?
Bugünlerde yürüme konusunda uzmanlaşmak için çok çaba sarf ediyorum ve size biraz fazla “yapışabilirim”. Bu dönemde bana her zamankinden biraz daha fazla ilgi gösterirseniz, bağımsızlığımı kazanmama yardım etmiş olursunuz. Yürüme isteğim o kadar fazla ki, bazen yürümek için, yemek yemek veya uyumak bile istemiyorum.
Küçük ayak işlerinizi yapmaya başladığımı fark ettiniz mi? Mesela istediğiniz bir şeyi size getiriyorum artık. Aslında söyleyebildiğimden çok daha fazlasını anlıyorum ben.
Bir-iki kelime söylemeye bile başladım ama çoğunlukla bu bir tek kelime ile tüm düşüncemi ifade ediyorum. Mesela sadece “anne” dediğimde “anne nerede?”, “anne su ver” ya da “anne benimle oynar mısın” demek istiyorumdur aslında.
Artık kendime has bir espri anlayışım da var ve sizi güldürmeye bayılıyorum. Farkındaysanız kucaklaşma ve öpüşme sanatında da uzmanlaştım artık.
Nasıl büyüdüm?
Yürüyor olabilirim, ama gene de çoğunlukla emeklemeyi tercih ediyorum çünkü böylesi daha hızlı oluyor!
Yürürken başka işler de yapmaya çalışıyorum, mesela el sallamak veya oyuncağımı yerden almak gibi.
Çömelme pozisyonundayken tutunarak ayağa kalkabiliyorum.
Fırsat bulursam merdivenlerden yukarı ve aşağı tırmanabiliyorum. Hatta beşiğimin parmaklıklarına bile tırmanabilirim!
Ellerimle kavanoz kapaklarını açabiliyorum.
Bir elimde birşey tutarken diğer elimle başka bir iş yapabiliyorum.
Nesneleri işaret etmek için işaret parmağımı kullanıyorum.
Giyinmeye ve soyunmaya çalışıyorum ama henüz bu konuda o kadar başarılı değilim.
Yemeğimi kendim yemek konusunda ısrarcı oluyorum.
Bardağımdan yardımsız olarak su içebiliyorum.
Bay-bay yapıyorum.
Nasıl konuşuyorum?
Bildiğim bir iki kelimeyi sürekli tekrarlıyorum – güzel bir pratik oluyor.
Heceleri kısa cümlelere benzeyecek şekilde tekrarlıyorum.
Kişileri veya nesneleri anlatmak üzere kendi kelimelerini uyduruyorum.
Ne tepkiler gösteriyorum?
İyi tanıdığım insanlara güveniyorum.
İnsanları taklit ediyorum, o anda civarımda bulunmasalar bile!
Yabancılardan ve tanımadığım yerlerden hala korkuyorum.
Sevdiğim ve sevmediğim şeyler konusunda gayet kararlıyım.
İsteklerimi ağlamak yerine mimikler ve davranışlarımla belli ediyorum.
Neleri anlıyorum?
Hafızam sürekli güçlendiği için artık daha fazla şeyi hatırlayabiliyorum!
Oyuncağımın peşine düşerim ve onu en son nerede gördüğümü hatırlarım.
Deneme-yanılma yoluyla bazı problemleri çözebilirim.
Basit komutları yerine getiririm ve bana söylediğiniz şeylerin çoğunu anlarım.
Tercih ettiğim oyuncaklar ve tercih ettiğim kişiler vardır.
Neler hissediyorum?
Espri anlayışı kazanmaya başlıyorum ve bazı şeylerin komik olduğunu anlıyorum.
Hala sizden ayrı kalmayı sevmiyorum ve siz döndüğünüzde rahatlıyorum.
Ailemle birlikte yemek yerken kendimi mutlu ve güvende hissediyorum.
Bazı kişilere karşı sevgi ve muhabbet hissediyorum ve bunu gösteriyorum.
Birlikte eğlenelim&öğrenelim
Benimle dans edin! Müzik dinlemeyi seviyorum.
Oynamam için evcilik oyuncakları alın veya yapın.
Bana okuyun, gene okuyun, hep okuyun!
İzlemem için basit komutlar verin.
Küçük eşyaları size getirmeyi çok seviyorum.
Bana bol bol sarılın ve öpün.
Öğrenme çok erken yaşlarda başlar. Okul çağına geldiklerinde bazı çocuklar diğer çocuklardan çok daha fazla şey bilir. Bunun nedeni öğrenmeleri için ailelerinin onlara yardım etmiş olmasıdır. İşte benim de bu çocuklardan birisi olmam için öğrenme konusunda bana yardım edebilmenizi sağlayacak bazı ipuçları:
Zemin özgürlüğü!
Parlak çocuklara bebekliklerinde keşif olanağı tanınmıştır. Onlar, bütün gün beşiğinde, oyun parkında veya salıncaklarda tutulmamışlardır. Bu nedenle siz de evde benim erişebileceğim yerlerdeki tehlikeli maddeleri kaldırdıktan ve bazı güvenlik önlemlerini aldıktan sonra özgürce dolaşarak keşiflerde bulunmama izin vermelisiniz.
Dil gelişimim için
Parlak çocukların aileleri onlarla daha fazla konuşmuştur. Anne-babaları çeşitli konuları onlara açıklamış ve hatta konuyu genişletmiştir. Mesela bir köpek görünce çocuk “hav hav” dediğinde annesinin cevabı “evet bu kahverengi büyük bir köpek ve uzun kulakları var” olmuştur.
Attaa gitmek
Parlak çocuklar aileleri ile ev dışında birçok yere gitmiştir. Mesela marketlere, postaneye, eczaneye, parka, pazara gitmişlerdir. Yani eve hapis edilmemişlerdir. Ne kadar çok şey görürsem zihnim de o kadar zenginleşecektir.
Sadece yeteri kadar yardımcı olmak
Parlak çocukların aileleri onlara bazı şeyleri yapabilmeleri için fırsat vermiştir. Örneğin sandalyeleri yan yana dizerek, çocuklarının bunlara tutunup sıralamasına olanak vermişlerdir. Daha sonra çocuk biraz büyüyünce sandalyelerin arasındaki mesafeyi artırmış ve işi biraz daha zorlaştırmışlardır. Ya da bebeğin kurduğu kule halının üzerinde hemen devriliyorsa, kulenin altında sert ve düz bir zemin oluşturması için mesela büyük bir kitap koyarak kule çalışmasının devam etmesini sağlamışlardır. Böylece hem bebeğin kendine güveni ve şevki kırılmamış hem de becerisini kullanmaya ve geliştirmeye devam etmiştir. Yani bu anne-baba bebeğe kendi becerilerini kullanmasına olanak sağlayacak kadar yardım etmiştir.
Arkadaşlık ve oyun grupları
1 yaşındaki çocuklar için paralel oyunun, yani çocukların birbiriyle değil, bir arada ayrı ayrı oynamasının normal bir durum olduğunu bilmelisiniz. Şimdilik sadece bu kadarını yapabiliyoruz. Bu sosyal ortamları daha verimli hale getirmek ve bana yardımcı olmak istiyorsanız:
Biraz “utangaç” davranırsam bunu normal karşılayın. Beni baş edemeyeceğim durumların içine girmeye zorlamak yerine, kendi kendime sevmemi ve beğenmemi sağlamaya çalışın.
1 yaşında paylaşmayı bilmeme imkan yok. Belki 2 ya da 3 yaşında bunu öğreneceğim, bu yüzden şimdilik elimdeki oyuncağı almak isteyen çocuğa fiziksel zarar vermemi önlemeniz ve onu başka birşeye yönlendirmeniz yeterli.
Başka bir çocuğa fiziksel zarar vermeye kalkışırsam bana hemen müdahale etmelisiniz. Beni hemen o çocuktan uzaklaştırarak, sakin ve kesin bir dille, başkasına zarar vermenin doğru olmadığını ve bunun kabul edilemeyeceğini belirtin. Çok da uzun açıklamalar yapmaya çalışmayın, o kadarını ne dinleyebilirim, ne anlayabilirim ne de aklımda tutabilirim. Daha sonra yeni bir oyuna başlamam için bana yardımcı olabilirsiniz.
Beni nasıl beslemelisiniz?
Artık bir yaşına geldiğime göre inek sütüne başlayabiliriz. 2 yaşına kadar tam yağlı süt içmem daha uygun, çünkü büyümek için yağlara ihtiyacım var. 2 yaşından sonra doktorun tavsiyesine göre yarım yağlı veya yağsız süte geçebiliriz.
Artık çok çeşitli gıdaları alıyor olsam da halen günde 400-500 cc. süte ihtiyacım var. 6 aydan büyük bebekler günde yarım litreden fazla süt veya formül mama içmemelidir. Yoğurt ve peynir de süt ile aynı besin maddelerini içermektedir. Bu yüzden günlük süt ihtiyacımın bir kısmını yoğurt ve peynirden karşılamamda herhangi bir sakınca yoktur.
Süt ve süt ürünlerinin yanında her gün şu gıda gruplarını da tüketmemi sağlamanız gerekiyor: Ekmek, tahıl, pirinç, makarna; sebze-meyveler; et, tavuk, balık; kuru baklagiller ve yumurta.
Biz bebekler doğduğumuz andan itibaren tatlı yiyecekleri tercih ederiz. Arada sırada tatlı yememizde bir sakınca da yoktur ama tüm yemek listemize tatlı ürünlerin hakim olmamasına özen göstermelisiniz.
Her öğünde bu grupların hepsi yer almak zorunda değil ama! Biz bebeklerin çoğu her öğünde belli bir yiyeceğe karşı daha fazla iştah duyarız. Mesela öğlen sadece fasulye yemek isterken akşam muzdan başka birşey yemeyebiliriz. Her öğünde besleyici alternatifler sunarsanız, belli bir dönem içerisinde tüm gıdaları almış oluruz. Belli bir yiyeceği veya belli bir miktarı yememiz için asla bizi zorlamamalısınız. Unutmayın birşeyi yemeye zorlanırsak, o şeyi sevmemeyi de öğreniriz.
İyi bir beslenme alışkanlığının oluşturulması açısından en önemli iki ipucu:
Çeşitli ve besleyici gıdalar sunarak ve yiyerek örnek olun.
Sizin istediğiniz şekilde yediğim zaman olumlu bir ilgi gösterin, yemediğim zaman olumlu ya da olumsuz ilgi göstermeyin!
Sizin çocuğunuz bir tane! Her çocuk birbirinden farklıdır ve her çocuğun kendine has bir gelişim hızı vardır. Burada yer alan bilgiler belli bir tarih veya yaşta mutlaka olması gereken gelişimleri göstermez. Burada çocuğun gelişim potansiyeli hakkında –gerçekleşmiş veya yakında gerçekleşmesi muhtemel gelişim- genel bilgiler verilmektedir. Çocuğunuzun gelişimi ile ilgili herhangi bir şüphe duyuyorsanız, mutlaka doktorunuza danışınız.