KONUŞ BENİMLE, HEP KONUŞ!
Neler değişti?
Tebrikler! Birlikte gururla hatırlayacağımız bir yılı geride bıraktık! Beni eve getirdiğiniz günü, hiç susmayacakmış gibi ağladığımı, ilk gülümseyişimi gördüğünüzde hissettiğiniz mutluluğu, ilk dişimin çıktığını nasıl gururla herkese duyurduğunuzu, ilk hecelerimi söylediğimde duyduğunuz sevinci, ilk katı mamalarımı yedirirken yaşadığınız telaşı hatırlıyor musunuz? Benim 1 yıllık maceramı özetleyen bir günlük tutmuş olduğunuzu umarım. Birkaç yıl sonra bu günlükte yazanların hem sizin, hem de benim için bir hazine değeri taşıdığını daha iyi fark edeceğiz. O kadar hızla değişiyorum ki, asla unutmam sandığınız şeylerin bile kısa bir süre içinde aklınızdan uçup gittiğini hayretle fark edeceksiniz. Şimdi yeni bir günlük açarak 2. yılda yaşayacağım maceraları kaydetmeye başlayabilirsiniz. Ayrıca kamera ve fotoğraf makinesi hep hazırda bulunsun. Önümüzdeki günlerde birçok "ilk" yaşayacağız beraber. İlk adımlarım, ilk kelimelerim...
12-18 ay arasında birçok gelişim aşaması birbirini izler: İlk adımlar, ilk kelimeler, ilk bağımsızlık çabaları... Bu dönem büyük bir merak dönemidir. Bu dönemde sağlanan gelişimler çocuğun nesneleri, kişileri ve hareketleri belli kategoriler altına yerleştirmesini sağlar. Örneğin markete gidiyorum dediğinizde, çocuğunuz kafasında marketi ve marketin içinde sizin görüntünüzü canlandırır.
Fiziksel Gelişim
Yürüme gerek çocuk açısından, gerekse anne-babalar açısından ilk yılların en heyecan verici gelişmelerinden biridir. Çocukların bir kısmı 1 yaşını doldurduğunda ilk adımlarını atmaya başlamıştır, diğer bir kısmı ise zamanının gelmesini beklemektedir ve muhtemelen birkaç ay içinde onlar da yürümeye başlayacaktır. 18 aylık olduklarında sağlıklı çocukların çoğu rahatlıkla yürümeye ve hatta koşmaya dahi başlayacaktır. İlk adımlar hayatın ikinci yılı boyunca devam edecek karmaşık bir motor gelişim sürecinin başlangıcıdır.
İnce motor gelişimi
Bu dönemde ince motor becerileri ve koordinasyon da gelişmektedir. Bu yaştaki çocukların çoğu pastel boyalarla kağıtları (ve kağıdın civarında bulunan herhangi bir şeyi) karalamayı, iri blokları birbirine vurmak yerine üst üste yığmayı ve yemek yerken çatal-kaşık kullanmayı severler. Ancak bu becerilerin hepsi bol bol pratik yapmayı gerektirir. Bu nedenle çocuğunuza bu becerilerini geliştirmesi için fırsatlar vermeyi ihmal etmeyin ve kısa sürede mükemmel bir başarı beklemeyin.
Motor gelişimini desteklemek için
Bu becerisini desteklemek ve ona yardımcı olmak için birlikte yürüyüşlere çıkın. Yol üzerinde gördüğü ilginç şeyleri incelemesi için durun.
Oyuncak alışveriş arabaları, oyuncak bebek arabaları gibi itip çekebileceği veya üzerine oturduğunda ayakları ile iterek sürebileceği tekerlekli oyuncaklar temin edin.
Doldurması, boşaltması veya üst üste yığmasını sağlayabilecek oyuncaklar veya nesneler temin edin.
Tırmanabileceği, üstünden veya içinden geçebileceği, etrafından dolaşabileceği güvenli alanlar oluşturun.
Sevdiği oyuncakları evin çeşitli köşelerine yerleştirin ve bunları tekrar size getirmesini isteyin.
Küçük çocuklar yeni becerilerini, bahçe, park, merdivenler, farklı evler gibi değişik ortamlarda test etmekten çok hoşlanırlar. Herşeyi tekrar tekrar yapmaktan hiç sıkılmazlar.
Çocuğunuzun yeni görevlerini başarmak için sarf ettiği çabaların farkında olduğunuzu ve onunla gurur duyduğunuzu belli edin. Küçük çocuklar çevreleri ve kendilerine bakan yetişkinlerle bu şekildeki karşılıklı iletişimleri sayesinde olumlu bir benlik imajı oluştururlar.
Dil gelişimi/Zihinsel gelişim
12 ay civarında bebeğin çıkardığı seslerdeki vurgular, tonlamalar yetişkinlerin konuşma şekline benzemeye başlar. Ancak bu seslerin arasından ilk gerçek kelimeleri ayırt etmeniz biraz zaman alabilir. 12-15 ay arasında ortalama bir çocuk birkaç kelime söylemeye başlamıştır. 18 ay civarında iki kelimeyi yan yana getirmeye dahi başlayabilir, ancak yine de iki kelimeli cümle kurma 2 yaşında beklenen bir gelişimdir.
Konuşma küçük çocuklar için çok önemli bir uyarandır
Beynin işitme, dil ve sosyal/duygusal merkezleri aynı anda devreye girmektedir. 12 ay itibariyle çocuğun beyni ana diline göre "şekillenmiştir". Yani ana dilindeki sesleri diğer dillere kıyasla daha iyi tespit edebilmektedir.
Çocuğunuz henüz çok fazla kelime söylemiyorsa endişe etmeyin
Bu aşamada çocukların söyleyebildiklerinden çok daha fazlasını anlamaları tamamen doğaldır. Bu yaştaki bir çocukla karşılıklı konuşmak kolay olmayabilir. Söylediklerinin hepsini anlamasanız da, onu dinleyebilir, göz teması kurabilir ve elinizden gelen en iyi cevabı verebilirsiniz. Bu şekilde davranarak hem söylediği şeylerin önemli olduğu mesajını vermiş olursunuz, hem de iletişim kurmaya devam etmesi için teşvik etmiş olursunuz.
Dil gelişimini desteklemek için
Araştırmalar çocuklarla bol bol konuşulmasının dil gelişimini hızlandırdığını ortaya koymuştur. Çocuk anne-babası ve diğer bakım verenlerle "sohbet ederken" ne kadar çok kelime işitirse dil gelişimi de o kadar hızlanacak ve o kadar çok sayıda kelime öğrenecektir. Ancak TV dinlemek veya sizin başka yetişkinlerle konuşmalarınızı dinlemek bu amaca hizmet etmeyecektir. Konuşmanın çocuğun ilgi alanına yöneltilmesi ve bizzat çocukla yapılması önemlidir.
Tekrarlar çok önemli
Bu yaştaki çocukların dil öğrenimi esas olarak kelimelerin ve seslerin tekrar edilmesine dayalıdır. Sık sık "bu ne" anlamına gelen sorular sorarak, nesnelerin/kişilerin isimlerini öğrenmeye çalıştığını göreceksiniz. Basit şarkılar, parmak oyunları ve sesler ve kelimeleri içeren oyunlara bayılırlar. Bir şeyin adını öğrenmek çocuğa istediği şeyi belirtmek konusunda büyük bir güç kazandırır. Bu yaştaki çocuklar genellikle öğrendikleri kelimeleri uykuya dalmadan önce veya otomobil seyahatlerinde kendi kendilerine tekrar ederek pekiştirirler.
Dil gelişimin desteklemek ve ona yardımcı olmak için, çocuğunuza yukarıdan bakmak yerine onun göz seviyesine inin.
Konuşurken göz teması kurun. Onunla yüz yüze olmaya özen gösterin.
Etrafta gördüğü ve duyduğu şeyler hakkında konuşun ve bunları tanımlayın.
Onun yaptığı şeyleri nasıl yaptığını belirtecek şekilde konuşun. Örneğin, "oo aferin, kamyonu sürüyorsun" veya "aferin sana, makarnanı yiyorsun" gibi.
Kendi yaptığınız şeyler hakkında konuşun. Örneğin "anne tabakları bulaşık makinesine yerleştiriyor". Söylediği şeyi anlamaya çalışın. Sesinin tonuna dikkat edin: Bir soru mu soruyor, bir istek mi belirtmeye çalışıyor yoksa bir şeye mi kızmış? Konuşurken onu izleyin: Birşeyi mi işaret ediyor? Birşeye mi bakıyor? Sesini tonlaması, işaret etmesi ve mimikleri ile konuşmak istediğini, size birşey söylemek istediğini anlatmaya çalışıyor ve sizin cevabınızı bekliyor.
Biraz daha büyüdükten sonra kendisini ifade etmek için vurmak veya başkasının elindeki oyuncağı çekiştirmek yerine kelimeleri kullanmasını istemeye başlayabilirsiniz. Sizin şimdi onunla yapacağınız konuşmalar ileride duygu ve ihtiyaçlarını kelimelerle nasıl ifade edeceğini anlamasına yardımcı olur.
Sevdiği şarkıları, ninnileri ve masalları tekrar tekrar söyleyin, anlatın. Çocuğunuzun iletişim kurma girişimleri karşısında ilgi ve heyecanınızı gösterin. Nesneleri ve olayları adlandırmak için her türlü fırsatı kullanın -markette, arabada veya otobüste giderken, kitaplardaki resimlere bakarken, vb.-, gördüğünüz şeylerin ismini belirtin. Farklı renklerde ve boyutlardaki arabaları işaret edin, markette alış veriş arabasına attığınız şeylerin adını söyleyin.
Altını değiştirmek veya banyo yapmak gibi günlük işleri yaparken ne yaptığınızı söyleyin. Çocuğunuz bu kelimeleri tekrar etmeye başlayacak ve zamanla bunları yerinde ve doğru bir şekilde kullanacaktır.
Ayrıca çocuğunuzun yaptığı şeyleri, duygularını, isteklerini kelimelerle tekrar edin. "Ağlıyorsun, üzgünsün, neşelisin, su içiyorsun, sepeti dolduruyorsun", gibi...
Sosyal ve Duygusal Gelişim
Bu gelişim dönemi birçok gerilimi de beraberinde getirir. Çocuğun dil becerileri gelişmekte, söylenen şeylerin daha fazlasını anlamakta, ancak kendi duygu, düşünce ve isteklerini yeterince ifade edememektedir.
İçinden gelene engel olmakta zorlanır
12-18 ay arasında "kendini tutabilme" (davranışlarını kontrol edebilme) özelliği henüz gelişmeye başlamıştır. Örneğin çocuk arkadaşını ısırmanın kabul edilmeyen bir davranış olduğunu bilse dahi, ilk anda içinden gelen ısırma isteğini yenemeyebilir. Bu yaştaki çocuklar dürtülerini kontrol etmekte henüz çok yetersizdir.
Kendini tutmanın beynin bu dönemde önemli ölçüde olgunlaşmakta olan frontal lobu ile ilişki olduğu düşünülmektedir. Bunu başarmak çok zor olsa da, tutarlı bir şekilde nasıl yapacakları gösterildiğinde ("hayır Selin, Aras'a vuramazsın, ama oyuncağını almasını istemediğini söyleyebilirsin") sosyal olarak kabul edilemeyen bazı davranışlarını (ısırmak, vurmak ve çığlık atmak gibi) kontrol etmeyi öğrenmeye başlayabilirler.
Öfke nöbetleri
12-18 aylık bir çocuk "hayır" dendiğinde kendini sınırlayabilir ancak özellikle yorgun, uykusuz, aç ve öfkeli olduklarında bunu başarmaları çok güç olur. Genellikle öfke nöbetleri de böyle zamanlarda patlar. Bu nedenle çocuğunuzu gözlemeli ve bir öfke nöbetinin yaklaşmakta olduğunu hissetmeniz halinde, olaylar kontrolden çıkmadan duruma el koymalısınız.
Örneğin çocuğunuz çok yorgunsa biraz kucağınızda oturarak bir kitaba bakmasını ve dinlenmesini sağlayabilirsiniz. Çocuğunuz bir arkadaşı ile oynarken, aralarındaki gerilimin artmaya başladığını görürseniz yeni bir oyuna veya şarkıya başlayarak dikkatlerini başka yöne çekebilirsiniz.
Yine de öfke nöbetlerini önlemek her zaman mümkün olmayabilir. Aslında gerilim/öfke nöbeti yaşamak küçük çocukların zor durumlarla nasıl baş edileceğini öğrenmeleri açısından önemli bir süreçtir.
Öfke nöbetine kapıldığı anda anne-babasının ya da diğer bakım verenlerin kendisinin yanında olduğunu gören çocuğun, kontrolünü kaybettiği ya da duygularına ilişkin yardıma ihtiyacı olduğunda onların kendisine destek olacağına dair güven duygusu gelişir.
Ayrılık kaygısı
12-14 aylık çocuklar anne veya babalarına karşı güçlü bir duygusal bağlılık gösterirler (bu güçlü bağlılığın ilk sinyaller 8. ayda ortaya çıkar ve 15. ayda tepe noktasına ulaşır).
Bu yaştaki çocuklar artık sizden ayrıldıktan sonra da sizi hatırlamaya devam ederler ve örneğin sabah işe gitmek için evden çıkarken bu ayrılık beklentisi onlar için büyük bir stres kaynağı oluşturabilir.
Bu yaşta ayrılık kaygısı terk edilme veya yalnız kalma korkusu olarak kendini gösterir. Bu çağda hafıza, dil ve sembolik oyun alanlarındaki becerileri gelişmeye başlamıştır ve iki yaşından sonra bu becerilerin iyice olgunlaşması ile ayrılıklarla çok daha rahat bir şekilde baş etmeye de başlayacaklardır.
Ona yardımcı olmak için
Sosyal ve duygusal gelişimi konusunda çocuğunuza yardımcı olmak için, gerilimli hallerde başvurabileceği yöntemleri öğretin (kelimelerle veya mimiklerle ifade etmek, yardım istemek, vb.). Davranışının sonuçlarını net bir şekilde belirtin. Örneğin "Aras'ın oyuncağını elinden çekemezsin ama senin sıranın geldiğini söyleyebilirsin" veya "arabayı onun elinden alırsan, arabayla oynamana izin vermem", gibi.
Kabul edilemez bir şey yaptığında dikkatini başka yöne çekerken, örneğin "seni çok seviyorum ama bu davranışını beğenmiyorum" diyerek, davranışı kabul etmeseniz de kendisini her zaman kabul ettiğinizi ona belirtin.
Sizi, yanınızdan ayrılıp keşif yapmaya gittiğinde, biraz rahatlamak ve duygusal olarak güç kazanmak üzere size geri dönebileceği "güvenli bir liman" olarak görmesine izin verin. Yani dünyayı keşfetmesi ve tanıması için onu teşvik ederken; rahatlamaya, güvenliğe ve sizinle arasındaki güven dolu ilişkiye ihtiyaç duyduğunda her zaman onu memnuniyetle karşılamak için de hazır olmalısınız.
Meyve olarak elma mı yoksa muz mu tercih ettiği; boya yapmak için mavi mi yoksa kırmızı kalemi mi tercih edeceği gibi. Karar verme şansına sahip olmak onu çok mutlu edecektir. Oyunun sonucuna değil oynama sürecine odaklanın. Bir resmin boyandığını ya da bloklardan oluşmuş uzun bir kuleyi görmek güzeldir elbette, ancak asıl önemli öğrenme boyama sırasında veya blokların nasıl üst üste dizileceğini anlamaya çalışırken gerçekleşir. Çocuğun hatalar yapmasına izin verin, bunlar öğrenmek için değerli fırsatlardır.
Beslenme
1 yaşından sonra beslenme düzeninde önemli değişiklikler gerçekleşir. Anne sütü veya formül mamadan inek sütüne geçilir, çok daha çeşitli gıdalar verilmeye başlanır. 1 yaşından itibaren gıda hazımsızlığı ve alerji riski önemli ölçüde azalır.
Hala emziriyorsanız, artık kesme zamanının gelip gelmediğini düşünüyor olabilirsiniz. Bunun tek bir doğru cevabı ise mevcut değildir. Bazı anneler 2 yaşına kadar emzirmeye devam etmeyi, bazıları ise inek sütüne geçildikten sonra anne sütünü kesmeyi tercih etmektedir. Bazı çocuklar ise artan bağımsızlık duygusunun bir yansıması olarak emmeyi reddedebilmektedir.
15 ay civarında çocuklar beslenme konusunda bağımsızlıklarını daha fazla vurgulama eğilimindedirler. Kendi kendilerine yemedikleri tüm yemekleri reddedebilecekleri gibi sadece kısıtlı bazı yemek çeşitleri yemek isteyebilirler.
Çocuğunu sağlıklı besleme konusunda titiz davranan ebeveynler, çocuklarının yeterince yemediğinden şikayet etmeye başlayabilirler. Çocuğunuzun yeterince beslenememesi yanında, sizinle ilişkisinde güç ve kontrol talebinin artması da sizi endişelendiriyor olabilir.
Çocuğunuzun yeterince beslenip beslenmediği konusunda doktorunuza danışabilirsiniz. Doktorunuz çocuğunuzun büyüme hızını takip ederek size gerekli önerilerde bulunacaktır.
Çocuğunuzun yemek yeme alışkanlıkları konusunda ise, bağımsızlık isteğinin artmasının önemli bir gelişimsel aşama (kendi kişiliğine sahip olmak) olduğunu unutmamalısınız. Muhtemelen bu arzusunu, araba koltuğuna oturmakta direnmek, altı değiştirilirken hareket etmek, her şeyi kendi kendine yapmayı istemek gibi başka konulardaki davranışlarında da gözlemleyeceksiniz.
Dolayısıyla çocuğunuzun yemek yememe savaşı vermediğini, sadece artan bağımsızlık ve özerklik arzusunu ortaya koymakta olduğunu anlamanız önem taşımaktadır.
Uyku
Genellikle bu yaşta çocuklar gündüz uyku sayısını ikiden bire düşürmeye karar verirler. Genellikle bu düzen anne-babalara daha kolay gelir ve aslında daha önce iki ayrı uykuda geçirdikleri toplam süreyi bu tek seferlik uykuda geçirmeleri anne babaların hoşuna bile gider. Genel anlamda toplam uyku süresi değişmez: Günde toplam 13 saat civarında ve bunun 11 saati gece uykusunda, 2 saati de gündüz uykusunda geçer.
Oyun
Bu yaştaki çocuklar oyun aracılığıyla yaşadıkları çevreyi keşfeder, bağlantılar kurar ve herşeyin nasıl birbiri ile bağlantılı olarak işlediğini anlarlar. Örneğin bir sepeti doldurup doldurup boşaltmak bizlerin gözüne anlamsız bir faaliyet gibi gözükebilir, ancak çocuk bu tür oyunlardan önemli dersler çıkarır.
12-18 aylık çocuklarda paylaşma özelliği pek görülmez. Bu yaştaki çocuklar etraflarında başka çocukların bulunmasından hoşlansalar da, arkadaşları ile karşılıklı oynamak yerine onların yanında kendi başlarına oynamayı tercih ederler. Buna "paralel oyun" denmektedir.
Çocuğunuza oyuncak seçerken yeni becerilerini göz önünde bulundurmayı ihmal etmeyin. Örneğin yürümeye başlayan bir çocuk için, yürürken itebileceği oyuncaklar çok eğlencelidir. Aynı şekilde ayrılıp birleştirilebilen veya üstü üste dizilebilen oyuncaklar da bu yaştaki çocuklar için çok uygundur.
Çocuğa düzenli olarak kitap okumak çok yararlıdır. Belli kitaplara karşı güçlü bir tercih gösterir ve hatta kitaptaki resimleri tanımaya ve en sevdiği masalda neler olduğunu hatırlamaya başlarsa şaşırmayın. Bu yaşta dikkat yelpazesi çok geniş olmasa da, birlikte zaman geçirmek ve okuma ve öğrenme sevgisini aşılamak açısından düzenli kitap okumak çok önemlidir.
Sağlıklı Çocuk Kontrolleri & Aşılar
Bu yaştaki çocuklar 3 ayda bir sağlıklı çocuk kontrolü için doktora giderler (yani 12, 15 ve 18. aylarda). Çocuk doktorunuz çocuğunuzun büyümesini ve gelişmesini takip edecek, yeterince beslendiğinden ve uyuduğundan emin olacak ve sizin sorularınızı yanıtlayacaktır.
Bugüne kadar çocuğunuzun tüm aşılarını yaptırmışsanız, 18. ayda yapılacak aşılardan sonra birkaç yıl aşı yaptırmanız gerekmeyecektir. 18. aydan sonra 4 ve 6 yaşlarında bazı aşılar yapılmaktadır.
Bu kontrollerde çocuğunuzla ilgili olarak aklınıza takılan tüm soruları doktorunuza sormaktan çekinmeyiniz. 18. ay kontrolünden bir sonraki sağlıklı çocuk kontrolünü 2 yaşında yaptıracaksınız.
Güvenlik
Çocuğunuz artık son derece hareketli olduğundan evdeki güvenlik tedbirlerini gözden geçirmenizde fayda var. Unutmayın daha önce çocuğun ulaşamadığı bazı şeyler artık onun ulaşma alanı içerisinde.
Tüm evi bu gözle bir tarayın ve çocuğunuzun ulaşabileceği yerleri belirleyin. Çekmece ve dolapları yeniden düzenlemek gerekip gerekmediğine karar verin.
Çekmecelerdeki kesici ve delici malzemeleri ve çöp kovasını çocuğun ulaşamayacağı yerlere kaldırın. Küçük nesneleri ağzına götürme ihtimaline karşı çocuğu gözetiminizde bulundurun.
Bu çocuğunuzu disipline etmeye ve "hayır" kelimesini öğretmeye başlamak için uygun bir dönem olmakla birlikte, çocuğun işinin de sürekli sınırları test etmek olduğunu unutmamalısınız.
Bunlara dikkat!
Çocuğunuz şunlardan herhangi birini yapmıyorsa doktorunuza danışmakta tereddüt etmeyiniz:
15 ay dolduğu halde yürüyemiyorsa;
18 ay dolduğu halde birkaç kelime söylemiyor ve basit komutları yerine getiremiyorsa;
Gece boyunca uyumuyor veya gün içinde en az bir kez uyumuyorsa.
Sizin çocuğunuz bir tane! Her çocuk birbirinden farklıdır ve her çocuğun kendine has bir gelişim hızı vardır. Burada yer alan bilgiler belli bir tarih veya yaşta mutlaka olması gereken gelişimleri göstermez. Burada çocuğun gelişim potansiyeli hakkında –gerçekleşmiş veya yakında gerçekleşmesi muhtemel gelişim- genel bilgiler verilmektedir. Çocuğunuzun gelişimi ile ilgili herhangi bir şüphe duyuyorsanız, mutlaka doktorunuza danışınız.