Size öyle bir müjde vereceğim ki, bundan sonra “popom büyük”, “bana armut tipli diyorlar” filan diye asla üzülmeyeceksiniz!
Hatta bundan böyle o “küçük popolu” haspalara göğsünüzü gere gere tepeden bakabilir, tanrı vergisi bir üstün meziyete sahip olmanın keyfini doya doya sürebilirsiniz...
Poposu yeterince büyük olmayanlara tavsiyem ise bir an evvel Google’a girip “popo büyütücü egzersizler” ya da “popo büyütücü diyet listelerini” araştırmaları olacak. Elbet haşmetli bir popoya sahip olan şanslılar da hemen “poponun küçülmesini önlemek için yapılması gerekenler”i araştırmaya başlamalı...
Hanımlar çok ciddiyim! O televizyonda, gazetelerde, dergilerde minicik popoları ile arzı endam eden mankenlere artık gıpta ile değil gayet içten bir acıma ile bakabilirsiniz!
İşte büyük popoların muhteşem yeteneğini açıklıyorum, sıkı durun!
Büyük popolu kadınların doğurduğu çocuklar daha zeki oluyor (muş)!
Eveeet... Alt bedendeki, yani popodaki yağlar (gluteofemoral yağ) zengin bir çoklu doymamış yağ (Omega-3) kaynağıymış ve anne adayları popolarındaki kaynak vasıtasıyla bebeklerine bol bol bu faydalı yağlardan tedarik ederek onların beyin gelişimini son derece yönde olumlu etkiliyorlarmışşşşş!
Efendim, ABD Pittsburg Üniversitesi’nden uzmanlar (Lassek WD, Gaulin SJ 2008) Ulusal Sağlık İstatistikleri verilerine dayanarak bir araştırma yapmışlar. Bu araştırmada çocukların bilişsel testlerdeki performanslarının annelerinin bel/popo oranı ile bağlantılı olduğunu saptamışlaaar!
Bel/popo oranı annenin poposunda ne kadar yağ depoladığının göstergesi olurken, testlerde en yüksek puanları en geniş kalça ile en düşük bel/popo oranına sahip annelerin çocukları almış bulunuyormuş...
Araştırmayı gerçekleştiren uzmanlar bu durumu annelerin popo yağları vasıtasıyla bebeklerine faydalı yağ asitlerini bol bol tedarik etmelerine bağlıyorlar... Duydunuz mu, ey korkunç ve mübarek elleri; oynak, ağır kalçaları ile bizim kadınlar, duydunuz mu?
“Popomun yeterince iri olup olmadığını nasıl anlayacağım?” diyorsanız, hemen bir mezura alıp bel/popo oranınızı hesap ediyorsunuz... Kalçanızı en geniş yerinden, belinizi en ince yerinden (genellikle göbek deliğinin bulunduğu bölge oluyormuş) ölçüyor ve bel ölçünüzü kalça ölçünüze bölüyorsunuz. Elde ettiğiniz rakama bir anlam yükleyebilmek için aşağıdaki grafiğe bakıyorsunuz...
Ehi, şeyyyy... Üst bedendeki yağlar ise beyin gelişimi açısından pek de değeri olmayan Omega-6 yağlarını içeriyormuş daha çok...
Ay ne yapayım, bu da hayatın her zamanki tuhaf cilvelerinden biri işte... Birilerine müjde diye verdiğiniz haber, başka birileri için kara haber olabiliyor... Ne diyeyim ben sana felek, ah kahpe felek... Kimine kaftan giydirirsin, kimine yelek...
Üzgünüm göbekli kadınlar...
Üzgünüm "alt bedeni" yeterince geniş olmayan kadınlar...
Üzgünüm "alt bedeni" "üst bedeni"nin haşmeti altında ezilen kadınlar...
Üzgünüm kendim...

Konu ile ilgili ayrıntılı bilgiyi (ne yazık ki İngilizce) burada bulabilirsiniz...